Arkadaşa verilen ve geri ödenmeyen borç, senet alınmamış olsa da geri istenebilir. Hukuki niteliği itibarıyla bir ödünç (karz) sözleşmesi olan bu ilişki yazılı şekle bağlı değildir; ancak yapıldığı yıl için geçerli sınırı aşan borçların senetle ispatı gerekir ve bu sınır 2026 yılında 41.000 TL'dir. Banka dekontu, borçlunun mesajları ve kısmi ödemeleri bu ispatta kullanılabilir. Alacak ilamsız icra takibiyle istenir; borçlu itiraz ederse bir yıl içinde itirazın iptali davası açılır ve haksız itiraz eden borçlu, alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.
Bu yazıda arkadaşa, tanıdığa veya akrabaya verilen borcun hukuki niteliğini, senetle ispat kuralını ve istisnalarını, havale veya EFT ile, elden ve mesajlaşma yoluyla kanıtlanan borçların nasıl ispat edileceğini, borç senedi veya bono alınmış olmasının sonuçlarını, geri isteme ve muacceliyeti, icra takibi ile itirazın iptali davasını ve zamanaşımını ele alıyoruz.
Süre uyarısı: Geri ödeme tarihi kararlaştırılmamış borçlarda borçlu, ilk istemden itibaren altı hafta içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Ödünçten doğan alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu sürelere ve sürelerin kaçırılmasının sonuçlarına ilişkin ayrıntılar, aşağıda Süreler ve Sürelerin Kaçırılmasının Sonuçları başlığı altında açıklanmıştır.
Arkadaşa Verilen Borcun Hukuki Niteliği
Bir kişinin arkadaşına geri ödenmek üzere para vermesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 386. maddesinde düzenlenen tüketim ödüncü (karz) sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle ödünç veren bir miktar parayı ödünç alana devretmeyi, ödünç alan da aynı miktarı geri vermeyi üstlenir. Sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değildir; tarafların sözlü olarak anlaşması yeterlidir. Bu nedenle yazılı sözleşme veya senet bulunmaması borcun varlığını ortadan kaldırmaz, yalnızca ispat sorununu gündeme getirir.
Ticari olmayan ödünç sözleşmelerinde ödünç alan, ancak kararlaştırılmışsa faiz ödemekle yükümlüdür. Faiz ve benzeri ek yükümlülükler açıkça kararlaştırılabileceği gibi, tarafların yazışmalarından ve davranışlarından da anlaşılabilir. Borçlunun temerrüde düşmesinden sonra ise ayrıca yasal temerrüt faizi talep edilebilir. Geri ödeme tarihi kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı haftalık sürenin sonunda borcunu ödemek zorundadır (TBK m.387 ve m.392).
Senetle İspat Sınırı ve Tanık Dinlenmesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesine göre, yapıldığı zamanki miktarı kanundaki sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; 2025 yılında 33.000 TL, 2026 yılında ise 41.000 TL'dir. Esas alınan tutar, borcun verildiği yıl için geçerli sınırdır. Borç sonradan kısmi ödemelerle bu sınırın altına düşse bile senetle ispat kuralı uygulanmaya devam eder.
Örneğin 2026 yılında arkadaşına 50.000 TL borç veren kişi, borcun varlığını kural olarak senetle ispat etmek zorundadır; 30.000 TL'lik bir borç ise tanıkla da ispat edilebilir. Senetle ispat gereken hâllerde tanık ancak şu durumlarda dinlenebilir:
- Karşı tarafın, kural hatırlatıldıktan sonra tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi
- Delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin bulunması
- Borcun altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba ve kaynana ile gelin ve damat arasında verilmiş olması
Bu sayım sınırlı olduğundan arkadaşlar, iş arkadaşları, komşular, kuzenler veya nişanlılar arasında verilen borçlarda yakın akrabalık istisnasından yararlanılamaz (HMK m.200, m.202 ve m.203). Bu kişiler arasındaki borçlarda belirleyici olan, delil başlangıcı sayılabilecek bir belgenin bulunup bulunmadığıdır.
Havale veya EFT ile Verilen Borcun İspatı
Banka aracılığıyla gönderilen para, paranın gönderildiğini kesin olarak gösterir; ancak hangi sebeple gönderildiğini tek başına göstermez. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre havale bir ödeme aracıdır ve açıklamasız yapılan havale veya EFT'de paranın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiği kabul edilir. Bu karinenin aksini, yani paranın borç olarak verildiğini ispat yükü parayı gönderene aittir.
Bu nedenle açıklaması boş bırakılmış veya yalnızca isim içeren bir dekont, borç ilişkisini ispat bakımından yeterli görülmeyebilir. Dekontun; borçlunun parayı aldığını ve geri ödeyeceğini kabul eden mesajları, kısmi geri ödemeleri veya yazılı beyanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Para gönderilirken açıklama kısmına "borç olarak verilmiştir" gibi bir ifadenin yazılması, sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkta ispatı önemli ölçüde kolaylaştırır.
Uygulamada borçlular sıklıkla paranın hediye olarak verildiğini, eski bir borcun ödenmesi olduğunu veya ortak bir harcama için gönderildiğini savunur. Bu savunmalar karşısında paranın gönderildiği tarihteki yazışmalar ve borçlunun sonraki davranışları belirleyici önem taşır.
WhatsApp ve Diğer Mesajlar Delil Olur mu?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, elektronik ortamdaki verileri açıkça belge olarak kabul etmektedir. Bu nedenle WhatsApp, SMS veya e-posta yazışmaları borcun ispatında delil olarak kullanılabilir. Borçlunun bizzat gönderdiği ve borç ilişkisini muhtemel gösteren mesajlar delil başlangıcı sayılır; delil başlangıcının bulunması hâlinde senetle ispat gereken borçlarda da tanık dinlenebilir.
Borcun varlığını ve miktarını açıkça kabul eden mesajlar ise mahkeme dışı ikrar niteliğindedir ve hâkim tarafından serbestçe değerlendirilir. Borcu açıkça anmayan kısa ödeme sözlerinin ispat gücü ise hangi borca ilişkin olduklarının konuşmanın bütününden anlaşılabilmesine bağlıdır. Bu nedenle yalnızca seçilmiş ekran görüntülerinin değil, konuşmanın tamamının saklanması, mesajların bulunduğu telefonun korunması ve numaranın borçluya ait olduğunun gösterilmesi gerekir; içeriğin tartışılması hâlinde mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Telefon görüşmelerinin karşı tarafın bilgisi olmadan kaydedilmesi ise ayrı bir değerlendirme gerektirir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkemece dikkate alınamayacağından, gizli ses kayıtlarına dayanılması riskli olabilir.
Elden Verilen Borç ve Hiç Belge Bulunmayan Durumlar
Elden, nakit olarak verilen borçta banka kaydı bulunmadığından ispat tamamen borçlunun yazılı beyanlarına ve davranışlarına dayanır. Borçlunun parayı aldığını kabul eden mesajları, imzaladığı herhangi bir not veya yazı ve yaptığı kısmi ödemeler bu bakımdan önem taşır. Borç miktarı senetle ispat sınırının altındaysa tanık dinlenebilir.
Hiçbir belge bulunmayan hâllerde son çare yemin delilidir. Alacaklı, borcun verildiği vakıası hakkında borçluya yemin teklif edebilir. Yemin etmekten kaçınan veya yemini iade etmeyen taraf, o vakıayı ikrar etmiş sayılır. Yemine dayanılabilmesi için bu delilin dava dilekçesinde veya kanunun öngördüğü süre içinde gösterilmiş olması gerekir.
Borçlunun yaptığı kısmi ödemeler ayrıca değerlendirilmelidir. Bu ödemeler borcun varlığını destekleyen güçlü bir delildir ve borçlunun borcu kabul etmesi niteliğinde olduğundan zamanaşımını da keser. Ödemelerin hangi hesaptan, hangi tarihlerde ve hangi açıklamayla yapıldığı dekontlarla ayrıca belgelenmelidir.
Borç Senedi veya Bono Alınmışsa
Borç verilirken borçlunun imzaladığı bir borç senedi alınmışsa ispat sorunu büyük ölçüde ortadan kalkar. İmzası borçlu tarafından kabul edilen veya noterce onaylanan bir borç senedine dayanan takipte borçlunun itiraz etmesi hâlinde alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu yol, genel mahkemede dava açılmasına göre çok daha hızlıdır (İİK m.68).
Borç için bono veya çek alınmışsa kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılabilir. Bu takipte borçlunun itiraz süresi ve itiraz sebepleri daha sınırlıdır ve itiraz, icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Senedin bono olarak geçerli olabilmesi için kanundaki zorunlu unsurları taşıması gerekir; eksik düzenlenmiş bir bono ise adi borç senedi olarak ispat aracı olmaya devam eder.
Geri İsteme ve Borcun Muacceliyeti
Geri ödeme tarihi veya ödeme planı açıkça ya da örtülü olarak kararlaştırılmışsa borç bu tarihlerde kendiliğinden muaccel olur. Kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden itibaren altı haftalık sürenin sonunda ödemekle yükümlüdür. İstem herhangi bir şekle bağlı değildir.
Borçlu, muaccel borcu ödemediği ve alacaklı tarafından ihtar edildiği tarihten itibaren temerrüde düşer ve bu tarihten itibaren yasal temerrüt faizi işler. İhtarnamede borcun miktarının, ödemenin yapılacağı banka hesabının ve ödeme için verilen sürenin açıkça belirtilmesi, sonraki icra takibi ve dava bakımından faydalıdır.
İcra Takibi, İtirazın İptali Davası ve İcra İnkâr Tazminatı
Alacağın tahsili için en sık başvurulan yol ilamsız icra takibidir. Para borçları kural olarak alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklı takibi kendi yerleşim yerindeki icra dairesinde de başlatabilir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz ederse takip durur.
İtiraz üzerine alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu davada borcun varlığı yukarıda açıklanan ispat kurallarına göre incelenir. Mahkeme itirazın haksız olduğuna karar verirse takip kaldığı yerden devam eder. Alacağın belirli veya belgelerle belirlenebilir olması hâlinde borçlu, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir; örneğin 100.000 TL'lik bir alacakta bu tazminat en az 20.000 TL'dir. Buna karşılık takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, aynı oranda tazminat alacaklı aleyhine hükmedilebilir (İİK m.67).
Bir yıllık süre kaçırılırsa alacak sona ermez; alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir, ancak bu durumda icra inkâr tazminatı istenemez. Taraflar tacir değilse ve borç ticari bir işle ilgili değilse, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu değildir. Borçlunun mallarını elden çıkarma ihtimali bulunuyorsa, vadesi gelmiş para alacakları için mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edilebilir; mahkeme bu durumda kural olarak teminat ister.
Verilen Borcun Zamanaşımı
Ödünç sözleşmesinden doğan alacak on yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Süre, alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar. Geri ödeme tarihi belirlenmemiş ödünçte muacceliyet alacaklının istemine bağlı olduğundan süre, istemin yapılabileceği günden, yani kural olarak paranın verildiği tarihten itibaren işler (TBK m.146 ve m.149).
Borçlunun borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması, alacaklının icra takibi başlatması veya dava açması zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar (TBK m.154). Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bu savunmayı süresi içinde ileri sürmesi gerekir.
Süreler ve Sürelerin Kaçırılmasının Sonuçları
| İşlem | Süre | Sürenin kaçırılması hâlinde |
|---|---|---|
| Geri ödeme tarihi belirlenmemiş borcun ödenmesi (TBK m.392) | İlk istemden itibaren 6 hafta | Süre sonunda borç muaccel olur; ihtarla birlikte borçlu temerrüde düşer |
| Ödeme emrine itiraz (İİK m.62) | Tebliğden itibaren 7 gün | Takip kesinleşir; borçlu ancak menfi tespit veya istirdat davası açabilir |
| İtirazın iptali davası (İİK m.67) | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın iptali yolu kapanır; genel hükümlere göre alacak davası açılabilir, ancak icra inkâr tazminatı istenemez |
| Borç senedine dayalı takipte itirazın kaldırılması (İİK m.68) | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay | İcra mahkemesindeki hızlı yol kapanır; itirazın iptali veya alacak davası açılabilir |
| Ödünçten doğan alacağın zamanaşımı (TBK m.146) | 10 yıl | Borçlunun zamanaşımı savunması üzerine alacak dava yoluyla tahsil edilemez |
Sık Sorulan Sorular
Arkadaşa verilen borç ödenmezse ne yapılmalıdır?
Geri ödeme tarihi kararlaştırılmamışsa borçlu, ilk istemden itibaren altı hafta içinde ödemekle yükümlüdür. Ödeme yapılmazsa borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Davada dekont, mesajlar ve kısmi ödemeler gibi deliller birlikte değerlendirilir.
Senetsiz verilen borç nasıl geri alınır?
Ödünç sözleşmesi şekle bağlı olmadığından senetsiz verilen borç da geri istenebilir. Ancak borcun verildiği yıl için geçerli sınırı (2026 yılında 41.000 TL) aşan borçların senetle ispatı gerekir. Borçlunun gönderdiği mesajlar, e-postalar veya imzaladığı yazılar delil başlangıcı sayılabilir; bu durumda tanık da dinlenebilir. Hiç belge bulunmayan hâllerde borçluya yemin teklif edilebilir.
EFT veya havale ile verilen borç nasıl ispatlanır?
Açıklamasız yapılan havale ve EFT'lerde paranın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiği kabul edilir; paranın borç olarak verildiğini ispat yükü gönderene aittir. Bu nedenle dekont tek başına yeterli sayılmayabilir ve borçlunun mesajları, kısmi geri ödemeleri veya yazılı beyanlarıyla desteklenmelidir. Para gönderilirken açıklama kısmına paranın borç olarak verildiğinin yazılması ispatı önemli ölçüde kolaylaştırır.
Arkadaş için kredi çekilerek verilen borç nasıl geri istenir?
Borç veren, arkadaşına vereceği parayı kendi adına çektiği bir krediden karşılamışsa banka karşısında kredinin tek borçlusu kendisidir; arkadaşı bankaya karşı değil, borç verene karşı sorumludur. Bu ilişki de bir ödünç sözleşmesidir ve yazıda açıklanan ispat kuralları ile icra takibi ve itirazın iptali yolları aynen uygulanır. Borç alanın sorumluluğunun kredinin faiz ve masraflarını kapsayıp kapsamadığı ise tarafların açık veya örtülü anlaşmasına göre belirlenir; bu bakımdan taraflar arasındaki yazışmalar ve borç alanın davranışları önem taşır.
WhatsApp mesajları borcun ispatında delil olur mu?
Olur. Elektronik ortamdaki veriler kanunen belge niteliğindedir. Borçlunun gönderdiği ve borcu muhtemel gösteren mesajlar delil başlangıcı sayılır ve senetle ispat gereken hâllerde tanık dinlenmesine imkân verir; borcu açıkça kabul eden mesajlar ise mahkeme dışı ikrar olarak değerlendirilebilir. Mesajların bütün konuşma akışıyla birlikte saklanması ve numaranın borçluya ait olduğunun gösterilmesi önem taşır.
Elden verilen borç nasıl ispatlanır?
Elden verilen borçta banka kaydı bulunmadığından ispat, borçlunun yazılı beyanlarına ve davranışlarına dayanır. Borçlunun borcu kabul eden mesajları, kısmi ödemeleri ve imzaladığı herhangi bir yazı delil olarak kullanılabilir. Borç miktarı senetle ispat sınırının altındaysa tanık da dinlenebilir; hiçbir delil yoksa borçluya yemin teklif edilebilir.
Verilen borcun zamanaşımı ne kadardır?
Ödünç sözleşmesinden doğan alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Geri ödeme tarihi belirlenmemiş ödünçte süre, geri istemin yapılabileceği günden, yani kural olarak paranın verildiği tarihten itibaren işler. Borçlunun borcu kabul etmesi, kısmi ödeme yapması, icra takibi başlatılması veya dava açılması zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar.
Borç verilen kişi itiraz ederse icra inkâr tazminatı istenebilir mi?
İstenebilir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız bulunması ve alacağın belirli veya belgelerle belirlenebilir olması hâlinde, borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir. Örneğin 100.000 TL'lik bir alacakta bu tazminat en az 20.000 TL'dir.
Sonuç
Arkadaşa verilen borç, yazılı bir sözleşme veya senet bulunmasa da geçerli bir ödünç sözleşmesine dayanır ve geri istenebilir. Asıl mesele ispattır: borcun verildiği yıl için geçerli sınırı aşan borçlarda senet aranır ve arkadaşlar arasında yakın akrabalık istisnası uygulanmaz. Bu nedenle açıklamalı banka transferleri, borçlunun borcu kabul eden mesajları ve kısmi ödemeleri birlikte değerlendirilmeli, delil başlangıcı sayılabilecek belgeler eksiksiz saklanmalıdır. Borcun ödenmemesi hâlinde icra takibi başlatılabilir; borçlunun itirazı üzerine ise bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılmalıdır.
Ödenmeyen bir borç nedeniyle alacağınızın tahsili için izlenebilecek yolları değerlendirmek amacıyla bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Ödenmeyen Borç Hakkındaki Sorularınız İçin
Bilkay Hukuk Bürosu, ödünç ilişkisinden doğan alacakların tahsili, icra takibi, itirazın iptali ve alacak davaları ile ihtiyati haciz süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktadır. Bu konudaki sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
İlgili faaliyet alanı: İcra & İflas Hukuku
Yorum Bırakın
Makaleye ilişkin görüş ve sorularınızı paylaşabilirsiniz. Yayınlanan yorumlarda yalnızca adınız ve yorum metniniz görüntülenir; diğer bilgiler size geri dönüş sağlayabilmemiz için gizli tutulur.
Gönderilen yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır. Kişisel iletişim bilgileriniz (soyad, e-posta, telefon) üçüncü kişilerle paylaşılmaz ve yorum altında görüntülenmez.