Uygulamada kaçak su cezası olarak bilinen bedel, su ve kanalizasyon idaresinin abonelik yapılmadan, sayaç devre dışı bırakılarak veya sayaca müdahale edilerek kullanıldığını tespit ettiği su için kendi yönetmeliğine göre artırımlı tarifeyle hesapladığı bir tahakkuktur. Bu tahakkuka öncelikle idareye yazılı olarak itiraz edilebilir; uyuşmazlığın çözülememesi hâlinde tüketiciler tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine, tacir olan aboneler asliye ticaret mahkemesine, abonelik ilişkisi bulunmayan kullanıcılar ise asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Suyun kesilmesi hâlinde mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi de mümkündür.

Bu yazıda kaçak ve usulsüz su kullanımı arasındaki farkı, tespit tutanağını, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) uygulaması örneğinde kaçak su bedelinin hesaplanmasını, bedelden kimin sorumlu olduğunu, itiraz yollarını ve görevli mahkemeyi, suyun kesilmesi hâlinde başvurulabilecek ihtiyati tedbiri, icra takibi ve menfi tespit davasını ve kaçak su kullanımının cezai boyutunu ele alıyoruz. Kaçak elektrik ve kaçak doğalgaz tahakkukları ise Kaçak Elektrik Cezasına İtiraz ve Kaçak Doğalgaz Cezasına İtiraz başlıklı yazılarımızda ayrıca incelenmiştir.

Süre uyarısı: Kaçak su tahakkukuna dayalı icra takibinde ödeme emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi, dava açılmadan alınan ihtiyati tedbir kararında ise esas davanın iki hafta içinde açılması gerekir. Takip nedeniyle ödenen paranın geri istenmesi için öngörülen süre ise ödemeden itibaren bir yıldır. Bu sürelere ve sürelerin kaçırılmasının sonuçlarına ilişkin ayrıntılar, aşağıda Süreler ve Sürelerin Kaçırılmasının Sonuçları başlığı altında açıklanmıştır.

Kaçak Su Cezası Nedir?

Elektrik ve doğalgazdan farklı olarak su dağıtımında bütün ülkede uygulanan tek bir tüketici hizmetleri yönetmeliği bulunmamaktadır. Büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idareleri, diğer yerlerde belediyeler, kaçak su kullanımının tespitini, tahakkukun hesaplanmasını ve suyun kesilmesini kendi yönetmelikleriyle düzenlemektedir. İstanbul'da bu düzenleme, 2560 sayılı Kanun'un 23. maddesine dayanılarak çıkarılan İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'dir. Yönetmelik, kaçak su kullanımını izinsiz su kullanımı olarak adlandırmaktadır. Bu yazıda madde numarası verilen hükümler, aksi belirtilmedikçe bu Yönetmeliğe aittir.

Kamuoyunda "ceza" olarak adlandırılan bu bedel, Kabahatler Kanunu kapsamında verilen bir idari para cezası niteliği taşımaz; idarenin, artırımlı tarife uygulanarak hesaplanan özel hukuktan doğan alacak talebidir. Bu nedenle bedelin dayanağı ve tutarı, hem idare nezdinde hem de mahkemede tartışılabilir. Kaçak kullanımın ayrıca suç oluşturup oluşturmadığı ise ceza hukuku kurallarına göre ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Kaçak ve Usulsüz Su Kullanımı Arasındaki Fark

Yönetmeliğin 3. maddesine göre izinsiz su kullanımı, idarenin hüküm ve tasarrufundaki suyun veya atık su kanalının, idarenin izni olmaksızın sayaçlı, sayaca müdahale edilerek ya da sayaçsız bağlantılarla kullanılmasıdır. Abone olmadan şebekeden su alınması, sayacın iç mekanizmasına müdahale edilmesi, sayacın kırılarak veya tahrip edilerek devre dışı bırakılması ya da idarede kaydı bulunmayan bir sayaçla değiştirilmesi bu kapsamdadır (m.40 ve m.41).

Usulsüz su kullanımı ise sözleşmeye aykırı su kullanılmasıdır. Aynı binada daimi veya geçici bir bağlantıyla başka bir birime su verilmesi ve idareye bildirilmeksizin sözleşme türünün değiştirilmesi, örneğin konut olarak abone olunan yerin işyeri olarak kullanılması bu kapsamdadır. Sözleşme türünün bildirilmeksizin değiştirilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren otuz gün geriye gidilerek iki tarife arasındaki fark yüzde elli fazlasıyla tahakkuk ettirilir; değişikliğin tarihi belgelendirilirse belgelenen tarihe kadar geriye gidilir, ancak bu süre hiçbir durumda on iki okuma dönemini geçemez (m.44). Usulsüz kullanım, izinsiz su kullanımına özgü tahakkuk sonucunu doğurmaz. Bu nedenle bir aykırılığın hangi kategoride değerlendirildiği, itirazın ilk incelenmesi gereken konusudur.

Sayaç mührünün kopuk olması da tek başına izinsiz su kullanımı anlamına gelmez. Mührün koparıldığının tespiti hâlinde kural olarak sayaç değiştirilerek değiştirme ve mühür bedeli tahakkuk ettirilir; izinsiz su kullanımı hükümleri ancak mührün izinsiz su kullanmak amacıyla koparılarak sayaca müdahale edilmesi hâlinde uygulanır (m.42). Benzer şekilde, iç tesisattaki gizli bir su kaçağı nedeniyle yüksek fatura gelmesi de kaçak su kullanımı değildir. Bağımsız konut aboneleri gibi Yönetmelikte sayılan aboneler bakımından, ölçümde sayacın doğru çalıştığı anlaşılmış, fatura ortalama tüketimin en az on katına ulaşmış ve iç tesisattaki kaçağın abone tarafından giderildiği en az üç kişilik bir heyetle tespit edilmişse, yüksek fatura iptal edilerek ortalama tüketimin on katı üzerinden yeni fatura düzenlenir (m.24).

Kaçak Su Tespit Tutanağı

Abone olmadan şebekeden veya yer altı su kaynağından su alındığı tutanakla tespit edilir ve kullanım yerinin suyu kapatılır (m.40). Sayacın iç mekanizmasına müdahale şüphesi bulunan hâllerde sayaç ölçüme gönderilir; müdahale tahakkuku, ancak ölçüm raporuyla sayacın müdahaleli olduğunun tespit edilmesi hâlinde yapılabilir (m.41). Abone de sayacın ölçüye tabi tutulmasını talep edebilir; ölçüm sonucunda sayacın doğru çalıştığı veya müdahaleli olduğu anlaşılırsa sayaç ve sökme takma bedeli aboneye yüklenir, sayacın hatalı çalıştığı anlaşılırsa geçmiş tahakkuklar ortalama tüketime göre düzeltilir (m.42).

Tutanak, tahakkukun ve olası bir suç duyurusunun temel belgesidir. Bu itibarla tutanakta kullanım yerinin, bağlantının şeklinin, sayaç numarası, endeksi ve mühür durumunun, tespit tarihi ve saatinin açıkça gösterilip gösterilmediği, tespitin fotoğraf gibi bulgularla desteklenip desteklenmediği ve kullanıcının doğru belirlenip belirlenmediği, itirazda ve davada ileri sürülebilecek önemli hususlardır. Tutanağın bir örneğinin alınması, tespit sırasında itirazların tutanağa şerh olarak yazdırılması ve kullanım yerinin durumunun aynı gün fotoğraflanması ispat bakımından önem taşır.

Mutfak lavabosunda musluktan bardağa dolan su
İSKİ uygulamasında izinsiz su kullanımı için tahakkuka esas süre en az 30 gün kabul edilir ve hiçbir durumda 365 günü geçemez.

Kaçak Su Bedelinin Hesaplanması

Hesaplama, tahakkuku düzenleyen idarenin tespit tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğine göre yapılır. Diğer idarelerin yönetmeliklerinde süre, günlük tüketim kabulleri ve artırım oranları farklı belirlenebildiğinden, aşağıdaki kurallar İSKİ uygulamasına ilişkindir.

İzinsiz su kullanımında tahakkuka esas süre en az 30 gün kabul edilir. Daha uzun bir süre için tahakkuk yapılabilmesi ispatlayıcı bilgi ve belgelere bağlıdır ve bu süre hiçbir durumda 365 günü geçemez (m.40). Tüketim miktarı ve tarife şu şekilde belirlenir (m.41):

  • Konutlarda sayaçsız kullanımda her bağımsız birim için günlük en az 0,75 metreküp tüketim kabul edilir. Kademeli tarife uygulanıyorsa en yüksek konut kademesi, uygulanmıyorsa işlem tarihindeki konut tarifesinin yüzde elli fazlası esas alınır.
  • İşyerlerinde sayaçsız kullanımda her birim için günlük en az 1 metreküp, sayaçlı kullanımda ise sayaçtaki tüketim esas alınır ve işlem tarihindeki işyeri tarifesinin yüzde elli fazlası uygulanır. Oteller, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri ve oto yıkama gibi Yönetmelikte sayılan işletmelerde tüketim, Yönetmeliğe ekli cetvele göre hesaplanır.
  • İnşaatı devam eden yapılarda sayaçsız kullanımda inşaat alanının onda üçü kadar metreküp su tüketildiği kabul edilerek şantiye tarifesi uygulanır.
  • Sayacın iç mekanizmasına müdahale ölçüm raporuyla tespit edilirse 30 günlük süre üzerinden sayaçsız izinsiz su bedeli tahakkuk ettirilir; eksik tahakkuklar on iki okuma dönemini geçmeyecek şekilde tamamlanır ve sayaç bedeli ile sökme takma bedeli ayrıca istenir. Sayacın kırılarak devre dışı bırakılması veya kaydı olmayan bir sayaçla değiştirilmesi hâlinde de 30 günlük süre esas alınır.

Örneğin tek bağımsız bölümlü bir konutta sayaçsız kullanımın süresi belgelenemezse tahakkuk, 30 gün için en az 22,5 metreküp su üzerinden ve en yüksek konut kademesinin birim fiyatı uygulanarak hesaplanır. Bu nedenle itirazda, 30 günü aşan bir süre esas alınmışsa bu sürenin hangi belgeye dayandığı, birim sayısının ve tarife grubunun doğru belirlenip belirlenmediği ve uygulanan tarifenin işlem tarihine ait olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Kaçak Su Bedelinden Kimin Sorumlu Olduğu

Kaçak su bedelinden kural olarak suyu fiilen kullanan kişi sorumludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kaçak su tutanağının düzenlendiği tarihte taşınmaza fiilen hâkim olmayan malikin, yalnızca malik olması nedeniyle bu bedelden sorumlu tutulamayacağını ve idarenin sonradan aboneliği malik adına düzenlemiş olmasının da sonucu değiştirmeyeceğini kabul etmiştir. Kiracının kullanımı sırasında tespit edilen kaçak su bedeli bakımından da aynı ilke geçerlidir.

İdarece izinsiz su kullanımı tespit edilen kişiler adına, Yönetmelikteki şartları taşımaları hâlinde resen abonelik yapılır; şartları taşımayanlar adına ise abonelik yapılmaksızın tahakkuk düzenlenir (m.40). Bu nedenle tahakkukun kimin adına düzenlendiği, tespit tarihinde kullanım yerini kimin kullandığı ve kira sözleşmesi, tahliye veya teslim tutanağı gibi belgelerle bu durumun ispat edilip edilemeyeceği, itirazın esasını oluşturabilir.

Kaçak Su Cezasına İtiraz ve Görevli Mahkeme

İtirazın ilk adımı, tahakkuku düzenleyen idareye yapılan yazılı itirazdır. İtirazda tutanağa ve hesaplamaya ilişkin itirazlar gerekçeleriyle açıklanmalı, hesaplama dökümü ve varsa sayaç ölçüm raporu istenmeli, kullanımın süresine, kullanıcının kimliğine ve abonelik başvurularına ilişkin belgeler sunulmalıdır. İdare nezdindeki itiraz için bütün su idareleri bakımından geçerli kanuni bir süre bulunmamaktadır; ancak son ödeme tarihine kadar ödenmeyen alacaklara gecikme zammı uygulandığından (m.38), itirazın gecikmeksizin yapılması ve ödemenin ihtirazi kayıtla yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi önem taşır.

Su idaresi bir kamu tüzel kişisi olsa da Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında, su aboneliğinden ve kaçak su kullanımından doğan tahakkuklara ilişkin uyuşmazlıkların özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda çözümleneceği kabul edilmektedir. Adli yargı içinde görevli yer, abonelik ilişkisinin bulunup bulunmadığına ve tarafların sıfatına göre belirlenir:

  • Konut aboneleri gibi tüketiciler, her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorundadır. Bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise arabulucuya başvurulduktan sonra tüketici mahkemesinde dava açılır (6502 sayılı Kanun m.68 ve m.73/A).
  • Tacir olan aboneler bakımından uyuşmazlık ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (Türk Ticaret Kanunu m.5/A).
  • Abonelik ilişkisi bulunmayan kullanıcılar tüketici sayılmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin Resmî Gazete'nin 1 Mart 2023 tarihli sayısında yayımlanan kanun yararına bozma kararına göre bu uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde değil, kullanıcı tacir değilse asliye hukuk mahkemesinde, tacir ise asliye ticaret mahkemesinde görülür.

İdarenin, abonelik ilişkisinden bağımsız olarak ayrıca bir kanuna dayanarak idari para cezası vermesi hâlinde ise bu cezaya karşı başvurulacak yol ve süre, cezanın dayandığı kanuna göre ayrıca belirlenir.

Suyun Kesilmesi ve İhtiyati Tedbirle Yeniden Açılması

İzinsiz su kullanımının tutanakla tespiti üzerine kullanım yerinin suyu kapatılır; usulsüz su kullanımı ve idare alacağının vadesinde ödenmemesi de su kapama sebepleri arasındadır (m.39 ve m.40). Borcun ödenmesi hâlinde kapama ve açma ücreti alınarak su yeniden açılır. İdare alacakları taksitlendirilebilir (m.47). Kapatılan suyun idarenin izni olmaksızın açılması ise ayrı sonuçlar doğurur: bağ mührünü koparan veya kapama malzemesini söken aboneye kapama ve açma ücretinin yarısı ile malzeme bedeli, kapama malzemesiyle kapatılan suyu yeniden açan aboneye kapama ve açma bedelinin beş katı, prizden kapatılan suyu açan aboneye ise on katı tahakkuk ettirilerek su yeniden kapatılır (m.39).

Tahakkukun veya kesmenin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla suyun açılmasına, kesilmemesine ve tahakkuka dayalı icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilebilir. Tedbir talep eden taraf, tedbir sebebini ve davanın esası bakımından kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; mahkeme kural olarak teminat ister. Suyun konut ve işyeri bakımından temel bir ihtiyaç olması, tedbir talebinin değerlendirilmesinde önem taşır.

Dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir kararında, tedbir talep eden taraf kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklarda bu süre, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. Bu kurallar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ila 397. maddeleri ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinde düzenlenmiştir.

Ödeme, İcra Takibi ve Menfi Tespit Davası

Tahakkuk eden izinsiz su bedelini ödemeyenler hakkında yasal takip başlatılır (m.40). Tahakkuka dayalı ilamsız icra takibinde ödeme emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi hâlinde takip durur. Borçlu, takipten önce veya takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada ise ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir istenebilir. Arabuluculuk sürecinde başvuran aleyhine icra takibi başlatılırsa, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde açılacak menfi tespit davasında takibin durdurulması talep edilebilir.

Davanın borçlu lehine sonuçlanması ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması hâlinde alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması hâlinde ise borçlu, tedbir nedeniyle alacağını geç alan alacaklının zararını, yine yüzde yirmiden az olmamak üzere karşılar. Borç ödenmiş ise dava istirdat davası olarak devam eder; takibe itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması nedeniyle borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir. Bu kurallar İcra ve İflas Kanunu'nun 62 ve 72. maddelerinde düzenlenmiştir. Ödemenin ihtirazi kayıtla yapılması, itiraz hakkının korunduğunu açıkça ortaya koyar.

Kaçak Su Kullanımının Cezai Boyutu

Türk Ceza Kanunu'nun 163. maddesinin üçüncü fıkrasına göre abonelik esasına göre yararlanılabilen suyun, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir. Suçun oluşması, tüketim miktarının belirlenmesinin engellenmesine bağlıdır. Yönetmelik de suç duyurusunu, izinsiz ve sayaçsız su kullanımının tespit edildiği hâllerle sınırlı olarak öngörmektedir (m.40). Bu nedenle abonelik yapılmaksızın kullanılan suyun sayaçtan geçtiği ve tüketimin ölçülebildiği hâllerde, suçun bu unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Karşılıksız yararlanma suçunda failin pişmanlık göstererek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi hâlinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi hâlinde ise ceza üçte birine kadar indirilir. Bu imkândan en fazla iki defa yararlanılabilir (TCK m.168/5). Tahakkuka hukuk yoluyla itiraz eden kişinin, ceza soruşturması bakımından etkin pişmanlık imkânını da ayrıca değerlendirmesi gerekir.

Süreler ve Sürelerin Kaçırılmasının Sonuçları

İşlemSüreSürenin kaçırılması hâlinde
İdareye itirazBütün idareler için geçerli kanuni bir süre yoktur; idarenin yönetmeliğine göre belirlenirİdare nezdindeki itiraz yolu kapanabilir; borcun bulunmadığı mahkemede ileri sürülebilir
Tahakkukun ödenmesi (İSKİ Yönetmeliği m.38)Faturadaki son ödeme tarihiGecikme zammı işler; yasal takip başlatılabilir
Ödeme emrine itiraz (İİK m.62)Tebliğden itibaren 7 günTakip kesinleşir; menfi tespit veya istirdat davası açılabilir
Dava öncesi ihtiyati tedbirde esas davanın açılması (HMK m.397)Uygulama talebinden itibaren 2 hafta; arabuluculuk süresince işlemezTedbir kendiliğinden kalkar
Takip nedeniyle ödenen paranın geri istenmesi (İİK m.72)Ödemeden itibaren 1 yılİcra ve İflas Kanunu'ndaki istirdat davası açma hakkı düşer
Etkin pişmanlık (TCK m.168/5)Soruşturma tamamlanmadan önceKamu davası açılır; hükme kadar tazminde ceza üçte birine kadar indirilir

Sık Sorulan Sorular

Kaçak su cezasına itiraz nereye yapılır?

İtiraz öncelikle tahakkuku düzenleyen su ve kanalizasyon idaresine, tutanak ve hesaplamaya ilişkin itirazlar ile belgeler eklenerek yazılı olarak yapılır. Uyuşmazlığın çözülememesi hâlinde konut aboneleri gibi tüketiciler parasal sınıra göre tüketici hakem heyetine veya arabuluculuk sonrasında tüketici mahkemesine, tacir olan aboneler arabuluculuk sonrasında asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Abonelik ilişkisi bulunmayan kullanıcılar bakımından ise asliye hukuk mahkemesi, kullanıcının tacir olması hâlinde asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Kaçak su cezası nasıl hesaplanır?

Hesaplama, tahakkuku düzenleyen idarenin yönetmeliğine göre yapılır. İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre tahakkuka esas süre en az 30 gündür ve hiçbir durumda 365 günü geçemez. Sayaçsız kullanımda konutlarda her bağımsız birim için günlük en az 0,75 metreküp, işyerlerinde en az 1 metreküp tüketim kabul edilir; sayaçlı kullanımda sayaçtaki tüketim esas alınır. Bulunan tüketime konutlarda en yüksek kademe tarifesi, işyerlerinde ise işyeri tarifesinin yüzde elli fazlası uygulanır.

Kaçak su cezasına itiraz süresi var mıdır?

Kaçak su tahakkukuna idare nezdinde itiraz için bütün su idareleri bakımından geçerli kanuni bir süre bulunmamakta olup bu husus her idarenin kendi yönetmeliğine bırakılmıştır. Bununla birlikte tahakkuka dayalı icra takibinde ödeme emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilmesi, dava açılmadan alınan ihtiyati tedbir kararında ise esas davanın iki hafta içinde açılması gerekir.

Kaçak su bedelinden ev sahibi mi, kiracı mı sorumludur?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kaçak su bedelinden taşınmazın maliki sıfatıyla değil, suyu fiilen kullanan kişinin sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle kiracının kullanımı sırasında tespit edilen kaçak su bedelinden, malikin yalnızca malik olması nedeniyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Malik adına sonradan abonelik yapılmış olması da önceki dönemdeki kaçak kullanımın bedelini malike yüklemez.

Kaçak su kullanımı suç mudur?

Abonelik esasına göre yararlanılan suyun, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi, Türk Ceza Kanunu m.163/3 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur. Zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen giderilmesi hâlinde kamu davası açılmaz.

Kaçak su tespiti nedeniyle kesilen su nasıl yeniden açtırılır?

Borcun ödenmesi hâlinde kapama ve açma ücreti alınarak su yeniden açılır; İSKİ uygulamasında idare alacakları taksitlendirilebilir. Tahakkukun veya kesmenin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa mahkemeden suyun açılmasına ve icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı talep edilebilir. Kapatılan suyun idarenin izni olmaksızın açılması ise kapama ve açma bedelinin katları oranında ek bedel tahakkukuna yol açar.

Sonuç

Kaçak su cezası olarak bilinen bedel, su ve kanalizasyon idaresinin kendi yönetmeliğine göre artırımlı tarifeyle hesapladığı bir tahakkuktur ve hem dayanağı hem de tutarı yönünden itiraza açıktır. İtirazda öncelikle aykırılığın izinsiz mi yoksa usulsüz kullanım mı olduğu, tutanağın ve ölçüm raporunun yeterliliği, tahakkuka esas süre ile tarifenin yönetmeliğe uygunluğu ve bedelden kimin sorumlu olduğu incelenmelidir. Uyuşmazlık adli yargıda görülür; tüketiciler tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine, tacirler arabuluculuk sonrasında asliye ticaret mahkemesine, abonelik ilişkisi bulunmayan kullanıcılar ise asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Suyun kesilmesi hâlinde ihtiyati tedbir yoluyla suyun açılması ve icra takibinin durdurulması talep edilebilir.

Kaçak Su Tahakkuku Hakkındaki Sorularınız İçin

Bilkay Hukuk Bürosu, kaçak ve usulsüz su kullanımı tahakkuklarına itiraz, suyun kesilmesine karşı ihtiyati tedbir, icra takibi ve menfi tespit davası süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktadır. Bu konudaki sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

İletişime Geçin WhatsApp

İlgili faaliyet alanı: Dava & Uyuşmazlık Çözümü

Av. Mahmut Mert Bilkay
Kurucu Avukat

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi onur mezunu. Ticaret hukuku, gayrimenkul ve idare hukuku alanlarında danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir.

Yorum Bırakın

Makaleye ilişkin görüş ve sorularınızı paylaşabilirsiniz. Yayınlanan yorumlarda yalnızca adınız ve yorum metniniz görüntülenir; diğer bilgiler size geri dönüş sağlayabilmemiz için gizli tutulur.

Gönderilen yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır. Kişisel iletişim bilgileriniz (soyad, e-posta, telefon) üçüncü kişilerle paylaşılmaz ve yorum altında görüntülenmez.